
Venezuela’daki tartışmalı operasyonun ardından Donald Trump, “Discombobulator” adını verdiği gizemli bir silahtan bahsediyor. Peki bu sadece politik bir söylem mi, yoksa ABD gerçekten bilinmeyen bir teknoloji mi denedi?
Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez geçtiğimiz günlerde çarpıcı bir iddia ortaya attı: Amerika Birleşik Devletleri, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in 3 Ocak’taki kaçırılma operasyonu sırasında ülkeyi adeta bir “silah laboratuvarı” olarak kullandı.
Lopez’e göre Washington, yapay zekaya dayalı ve daha önce savaş meydanlarında hiç görülmemiş “gelişmiş askeri teknolojileri” bu operasyonda test etti.
Bu iddialar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Pazar günü New York Post’a verdiği demeçle daha da gizemli bir hal aldı. Trump, Amerikan güçlerinin operasyon sırasında “Discombobulator” (Kelime anlamıyla: Kafa Karıştırıcı/Düzen Bozucu) olarak adlandırdığı bir silah kullandığını doğruladı. Trump, “Bunun hakkında konuşmama izin yok” dese de, silahın operasyon esnasında “ekipmanları çalışamaz hale getirdiğini” vurguladı.
Peki, Trump’ın “kimsenin sahip olmadığı inanılmaz silahlar” olarak tanımladığı bu teknoloji gerçekte ne?.
Sonik Silah İddiaları ve Saha Gerçekleri
Olayın hemen ardından Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Venezuelalı bir güvenlik görevlisine ait olduğu iddia edilen ifadeleri yeniden paylaşmıştı. Görevli, “çok yoğun bir ses dalgası” hissettiğini, burnunun kanadığını, kan kustuğunu ve hareket edemez hale geldiğini anlatıyordu. Trump da NewsNation’a verdiği röportajda, Maduro’nun Kübalı korumalarına karşı bir “sonik silah” kullanıldığını belirtmişti.
Ancak askeri analistler bu noktada temkinli. Brüksel merkezli askeri ve siyasi analist Elijah Magnier, ABD’nin en bilinen sonik sisteminin “Uzun Menzilli Akustik Cihaz” (LRAD) olduğunu hatırlatıyor. Bu cihazlar kalabalık kontrolü, gemileri durdurma veya bölge koruma amacıyla kullanılıyor. Yüksek seviyede kullanıldığında ağrı, mide bulantısı ve işitme kaybına yol açabiliyor.
Ancak kilit nokta şu: Magnier’e göre LRAD gibi sonik cihazlar insanları etkilemek için tasarlanmıştır; füzeleri, radarları, bilgisayarları veya iletişim sistemlerini kapatamazlar. Yani Trump’ın iddia ettiği “ekipmanları bozma” etkisi, bir ses silahından kaynaklanmış olamaz.
“Discombobulator” Aslında Nedir?
Trump’ın “ekipmanları çalışmaz hale getirdi” tanımı, sonik silahlardan ziyade elektronik harp yöntemlerini işaret ediyor. Magnier’e göre ABD ordusu, elektronik harp (EW), siber-fiziksel operasyonlar ve yüksek güçlü mikrodalga silahları (CHAMP) gibi çeşitli “kinetik olmayan” araçlara sahip.
- Elektronik Harp (EW): Radar sistemlerini karıştırabilir, iletişimleri engelleyebilir ve sensörleri yanıltabilir.
- Yüksek Güçlü Mikrodalga Sistemleri: Elektronik devreleri mikrodalga darbeleriyle doldurarak, fiziksel bir hasar vermeden cihazları devre dışı bırakabilir.
- Grafit Mühimmatlar: Elektrik şebekelerini kısa devre yaptırarak büyük elektrik kesintilerine neden olabilir.
Bilim Kurgu mu, Politik Etiketleme mi?
Analistlere göre “Discombobulator” teknik bir terim olmaktan ziyade, mevcut araçlar için kullanılan politik bir etiket gibi görünüyor. Magnier, bu terimin muhtemelen yeni bir cihazı değil, bilinen bir grup kinetik olmayan aracı ifade ettiğini düşünüyor.
Venezuela’daki Rus yapımı hava savunma sistemlerinin çökmesi, bir bilim kurgu silahından ziyade; elektronik harp, siber saldırılar veya sistemlerin entegrasyon eksikliğinden kaynaklanmış olabilir. Sahadaki askerlerin yaşadığı fiziksel etkiler ise patlama basıncı veya flaş bombaları gibi daha geleneksel yöntemlerle açıklanabilir.
Sonuç olarak, ABD’nin yeni teknolojileri çatışma alanlarında test ettiği bir sır değil. Ancak “Discombobulator”, muhtemelen Trump’ın karmaşık elektronik harp ve siber saldırı yeteneklerini kendi üslubuyla pazarlama şekli. Yine de bu durum, modern savaşın artık sadece mermilerle değil, görünmez dalgalar ve kodlarla da yapıldığı gerçeğini değiştirmiyor.
Yorum bırakın