YGP NASIL KAYBETTİ? ABD NEDEN DESTEK OLMADI?

SURİYE’ DE 18 OCAK 2026 tarihi, önem derecesi olarak esad rejiminin devrildiği 8 aralık 2024’ün önüne geçemese de hemen ardından geldiği kesin.
Esad rejiminin devrilmesinden bu yana Suriye’deki en büyük gelişmelerden biri yaşandı. 2014’te başlayan abd etkili siyasi ve askeri dizayn yine abd’nin kendisi tarafından terkedildi ve Suriye’de 2026 itibariyle farklı bir duruma geçildi.
Öncelikle 10 gün önce Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye ile başlayan operasyonlar, farklı bir noktaya evrildi. YPG/SDG kontrolündeki iki mahallenin terörden temizlenmesi kadar YPG’nin Suriye haritasındaki aktörlüğünün düşürülmesine giden yolun başlangıcı oldu.

Sonrasında Halep’in doğusundaki Deyr Hafir ve Meskene hattı, terör örgütü YPG’nin çöküşünü hızlandırdı. Fırat nehri boyunca Tabka, Rakka ve Deyr ez Zor YPG’den Şam’ın kontrolüne geçti. YPG Suriye Ordusu ile çatışmadan geri çekilmek zorunda kalmış kendisi açısından son derece önemli bir bölgeleri bırakmak zorunda kaldı.

Tüm noktalardan geri çekilmesinin YPG açısından iki nedeni var.
- Bölgede YPG/SDG çatısı altındaki Arap aşiretlerin YPG karşıtı hareket başlatarak kendi bölgelerinden terör örgütünü atması ve Suriye Ordusuna bağllık bildirmeleri oldu. (buna yazının sonunda ayrı parantez açacağım)
- En önemli siyasi neden ise sahada tüm bu gelişmeler yaşanırken ABD’nin hiç ses çıkarmaması hatta bu konuda Şam’ı desteklemesi.

ABD devlet olan tarafla yani Ahmed el Şara tarafıyla yürümek istedi. Onları daha meşrulaştırarak Suriye’yi daha kolay yönetilebilir duruma getirdi. Şara ve ekibinin devletleştiği bir ortamda ABD’nin devlet dışı bir aktör olan YPG ile yola devam etmesi aşırı saçma olacaktı. Suriye denkleminde İran’ın da olmadığını düşünürsek, ABD’nin Şam ile yürümesi daha kolay bir seçenek.
Gelinen noktada, terör örgütünün 2014’ten bu yana Suriye’de özerklik iddiası ile kurduğu düzen, ele geçirdiği alanlar, tesis ettiği siyasi ve askeri yapı çöktü. Çünkü YPG artık ABD için değişilmez ortak değil.
Şam ise hem siyasi hem de askeri olarak kazandı. En önemli kazancı ise devlet otoritesini tesis etmiş olması. Suriye’deki tek silahlı yapının Suriye ordusu olduğu YPG’ye gösterildi. ABD 2014’teki stratejisini terk ederek 2026 stratejisini güncelledi. ABD artık Şam’ın arkasında.
Terör örgütü 48 saat içinde 2014’ten bu yana kazandığı toprakların neredeyse yarısını kaybetti. Tabka, Rakka, deyr ez Zor’u tamamen, kalesi Haseke ve Ayn el Arap diğer adıyla kobani’deki TAM kontrolünü de kaybetti. Ama kaybettiği sadece alan/şehirler değildi. YPG (sözde) meşruiyetini, gücünü ve bunlara ek olarak masadaki pazarlık gücü de eskisi gibi olmayacak. Özellikle Deyr ez Zor;’daki petrol sahalarının ve Sınır kapılarının artık Şam’ın kontrolüne geçecek olması da ekonomik olarak ayakta kalamayacağının işareti. YPG hem bu petrol sahalarını hem de sınır geçişlerini 2014’ten bu yana işleterek önemli gelirler elde ediyordu. Petrol kaçakçılığından günde milyon dolarlar terör örgütüne gidiyordu.
YPG kaybetti ancak Suriyeli Kürtlerin kazanımları da oldu. Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Kürtlerin haklarını ve güvenliğini yasal güvence altına aldığını belirttiği bir kararnameye imza attı.

Şara’nın açıkladığı kararnamenin 8 maddesinin başlıkları şu şekilde: Kürtlerin statüsü ve kültürel kimliği güvence altına alındı, Kürtçe ulusal dil olarak tanındı, eğitim hakkı düzenlendi, Vatandaşlık sorunu çözüldü, 1962 uygulamaları kaldırıldı, Nevruz resmî ve ücretli tatil ilan edildi, Etnik köken veya dil temelinde her türlü ayrımcılık ve dışlamanın yasa ile yasaklandığı vurgulandı.
Bunları şu sebepten dolayı yazıyorum; Suriye’de yaşayan Kürtler hem Hafız Esad hem de Beşar Esad zamanında yani tüm Baas rejimi boyunca Suriye vatandaşı dahi sayılmıyordu. Suriyeli Kürtlerin Suriye kimlik belgesi dahi yoktu.
***
Arap aşiretleri neden Süveyda’da gösterilmeyen seferberliği SDG meselesinde Suriye’nin kuzeyinde ve doğusunda gösterdi?
Çünkü Suudi Arabistan burada denklemin bir parçası ve konu aşiretler olduğunda Suriye’nin doğusu, Irak’ın batısı ve Suudi Arabistan’ın kuzeyi aslında bir bütün. Bölgenin tamamında ciddi bir Suudi tesiri söz konusu. Ayrıca aşiret sosyolojisi Süveyde çevresinde daha çok Bedevi temelli ve dağınık. Kuzeyde ve doğuda ise bir bütün halindeler.
YPG de demografi açısından Suriye’nin birkaç yerleşim merkezi hariç hiçbir yerinde çoğunluk değil. Çoğunluk olmadığın coğrafyada tahakküm eden taraf olamazsın. Çekildiğinde halaylar çekilip kutlamalar yapılan yerlerde zaten hiç iktidar olmamışsındır.
Yorum bırakın