Uazan: Enver Kaptanoğlu

Dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna için kullanılmasına yönelik kararı almak için düzenlenen zirvede o karar alınamadı. Ancak yine de Brüksel’deki kritik zirve, Ukrayna için net bir kazanımla kapandı: AB, Kiev’e önümüzdeki iki yıl için 90 milyar avroluk kredi sağlayarak “devletin ayakta kalması” için ciddi bir güvence verdi. Moskova açısından ise bir başka sonuç öne çıktı: AB, dondurulmuş Rus varlıklarını doğrudan kullanma eşiğini bu aşamada geçemedi; bu da Kremlin’e “en sert kart şimdilik masaya sürülmedi” okuması yapma alanı bıraktı.
AVRUPA’NIN 90 MİLYAR EURO’LUK KARARI:
AB liderleri Ukrayna’ya iki yıl içinde 90 milyar avro kredi vermeyi kabul etti. Bu, Kiev’in önümüzdeki iki yılda ihtiyaç duyduğu ek kaynağın önemli bir kısmını karşılıyor. Çünkü AB’nin hesabına göre Ukrayna’nın “ayakta kalmak” için iki yılda yaklaşık 135 milyar avro daha bulması gerekiyor ve nakit sıkışıklığı Nisan’da başlayabilir.
Ancak kararın diğer tarafı da en az bunun kadar önemli: Bu kredi, dondurulmuş Rus varlıklarını kullanmamak için bulundu. AB, “Rus parasını Ukrayna’ya aktaralım” fikrinde uzlaşamadı. Özellikle Belçika, bu adımın hukuki ve mali risklerinden çekindiği için plan ilerlemedi. Sonuçta Avrupa, “en güvenli” yolu seçip ortak borçlanma ve bütçe teminatı üzerinden bir model kurdu.

Bu tablo bize şunu söylüyor: Avrupa, Ukrayna’ya para vermekte kararlı; ama Rusya’ya karşı daha sert, daha sembolik bir eşiği aşarken temkinli.
“Ukrayna’yı güçlendir ki Rusya masaya gelsin”
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın mesajı net: “Rusya’yı müzakere masasına getirmenin yolu Ukrayna’yı güçlendirmek.” Bu kredi paketi, tam olarak bu mantıkla tasarlandı. Zelenski de AB’ye teşekkür ederek desteğin Ukrayna’nın direncini güçlendirdiğini söyledi.
Ama sahadaki stratejik tartışma burada bitmiyor. Avrupa, Ukrayna’yı finanse ederken aynı zamanda şu sorudan kaçamıyor: Bu savaş uzarsa, Ukrayna’yı kaç yıl boyunca “krediyle” taşımak mümkün olacak?
Moskova’nın okuması: “En sert kart oynanmadı”
Rus tarafı, dondurulmuş varlıkların kullanılmamasını kendi anlatısı için fırsata çevirdi ve bunu “AB’nin geri adımı” diye yorumladı. Burada kritik olan şu: Avrupa finansman kararını çıkardı, ama Kremlin’e “saldırının bedelini doğrudan ödeteceğim” mesajını verecek en sert aracı devreye sokamadı.
Bu yüzden Brüksel’deki karar iki katmanlı:
Kiev için: “İki yıl nefes aldıran” güçlü bir finansman hattı.
Moskova için: “Varlıklara el koyma eşiği aşılmadı” rahatlığı.
Birlik var, ama pazarlıkla
Bu kararın çıkması da kolay olmadı. AB içinde itirazları olan ülkeler açısından “maliyetsiz” ya da daha sınırlı yük getiren bir formül bulununca uzlaşı sağlandı. Bu, Avrupa’nın kriz yönetiminde sık gördüğümüz bir yöntem: Karar çıkar, ama birlik duygusu çoğu zaman pazarlıkla ayakta kalır.
Yorum bırakın