
ABD başkanı Trump’ın Venezuela’ya yönelik baskıyı artıran adımları sürrüyor.
bu adımlar Güney Amerika ve Karayip bölgesinde tansiyonu yükseltiyor.
Washington’ın son adımı ise Venezuelalı cartel de los soles yani güneş kartelini terör örgütü ilan etmek oldu.
PEKİ ABD YÖNETİMİ NEDEN ÖZELLİKLE BU KARTELİ SEÇTİ?
Dünyada daha örneğin İran devrim muhafızlarını terör örgütü ilan eden ABD Venezuela ordusunu değil de neden özellikle bu karteli terör örgütü ilan etti.
Yanıt aslında Maduro’nun çevresinde gizli.
Abd’nin eylül ayı sonu ve tüm ekim ayı boyunca Venezuela’nın kuzeyindeki karayip denizine askeri yığınak yapması, ve Venezuela’dan hareket eden ve uyuşturucu taşıdığı iddia edilen tekneleri hava saldırısıyla ile vurmasının arkasında tek bir sebep var. Korkutmak ve caydırmak.
ABD yönetimi Venezuela lideri Maduro’nın en yakınındaki siyasi çember ve Özellikle de Venezuela ordusunun bu kartel ile sıkı ilişkiler içinde olduğunu düşünüyor ve terör örgütü ilanıyla Maduro’nun yakın çevresine yaptırımlarla finansal korku sağlamak ve rejimin iç çemberinde çözülme yaratmak.
Venezuelma ordusu içinde ABD’nin kullanabileceği subaylar olması ihtimali ve bunları Maduro’ya karşı kullanma ihtimali nedeniyle de Venezuela ordusunu terör örgütü olarak tanımadı.
2019’DA NE OLMUŞTU?
Venezuela’da bugün yaşananları anlamak için biraz geçmişe, birkaç yıl geriye gitmek gerek.
2018 yılında Venezuela’da yapılan seçimleri ABD yönetimi adil olmadığı savunarak geçerli olmadığı belirmişti. Ve 0 zaman Trump’ın 1. Başkanlık dönemiydi. Hemen 1 yıl sonrasında 2019’da ABD Venezuelalı muhalif lider Guaido’yu açıktan destekleyerek Maduro’ya karşı halk ayaklanmasıyla birlikte darbe girişiminde bulundu. Ancak 2019’daki ABD destekli bu darbe girişimi başarısız oldu. Maduro koltuğunda oturmaya devam etti.
ABD çok uzun yıllardır Venezuela’da bir rejim değişikliği arzusu içinde hatta bu arzu Hugo Chavez dönemlerine kadar gidiyor. Chavez’in ölümü sonrası ABD’nin bu arzusu biraz daha kabarmış olsa da henüz bir başarı sağlayamadı.
Aslında ABD rejim değişikliği için Venezuela’ya karşı uyguladığı ekonomik yaptırımlar ülkede çok uzun yıllardır içinden çıkılamayan bir ekonomik kriz yaratmış durumda. İşte 2019’daki halkın ekonomiye olan isyanandan faydalanmak isteeyen ABD bu amacına ulaşamamıştı. Şimdi bu politika,, Maduro’yu zayıflatmak yerine ABD’ye göç dalgası olarak geri dönüyor. Dolayısıyla ABD kendi yarattığı sorun ile kendisini vuruyor. Trump Venezuela gerginliği bir yandan da bu göç dalgasının önüne geçmeyi hedefliyor. Ancak bu nerediyse tali bir neden. Asıl neden rejim değişikliği, abd yanlısını bir kişinin iktidara getirilmesi, Venezuela’nın doğal kaynakları ve Güney Amerika’nın kontrolünü amaçlayan Monroe doktrinini bu kez Rusya ve Çin’e karşı uygulamak.
PEKİ GERÇEK NEDEN VENEZUELA’DAN YAPILAN UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI MI?
ABD, Başkan Trump’ın emriyle Eylül ayı sonu ve tüm ekim ayı boyunca Venezuela açıklarındaki teknelere saldırı düzenledi. Bugüne kadar 21 tekneyi vurdu ABD. Bu saldırılarda 83 kişi hayatını kaybetti.
Ve ABD teknelerin fentanil taşıdığını iddia ederek saldırı düzenledi. Ancak; Fetanil esas olarak Venezuela’da değil Meksika’da üretiliyor ve ABD’ye de güney sınırından giriyor.
Ayrıca Venezuela büyük miktarlarda kokain üretmiyor; çoğunlukla Kolombiya, Peru ve Bolivya üretiyor. Venezuela üzerinden de bir miktar kokain kaçakçılığı yapılıyor ve Venezuela hükümeti bununla mücadele ettiğini iddia ediyor.
ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi’nin 2025 tarihli bir raporunda, ABD’de ele geçirilen kokainin %84’ünün Kolombiya’dan geldiği ve kokain bölümünde Venezuela’dan bahsedilmemesine rağmen diğer ülkelerden bahsedildiği belirtiliyor.
ABD’nin Karayipyerdeki İlk yedi saldırı, uyuşturucu kaçakçılığı için önemli bir deniz yolu olmayan Karayipler’de gerçekleştirildi. Pasifik Okyanusu ise sonraki saldırıların gerçekleştirildiği yer.
Yani ABD’nin tekneleri vurduğu Karayipler uyuşturucu kaçakçılığının ANA GÜZERGAHI değil.

Tüm bunlar; Askeri yığınaklar, vurulan tekneler Trump’ın 2.dönemini anlatan “güç yoluyla barış” doktrininin bir getirisi. Trump askeri araçları da kullanarak Maduro’ya geri adım attırma/korkutma amacı güderken, diğer yandan da “Maduro ile görüşmeye açığım” sözleriyle de krizi diplomatik olarak devam ettirme niyetini gösteriyor. Bu sözler kısa vadede Venezuela’da savaş çıkmayacağını gösterse de bu denklemin tek bilinmeyen yine Trump’ın kendisi. Bölgede bir savaş beklenmemesine rağmen, sabah uyandığımızda Karakas’taki hükümet binaları ABD tarafından vuruldu haberine uyanmamız açıkçası çok da şaşırtıcı olmaz.
AMERİKALILAR VENEZUELA GERİLİMİ İÇİN NE DİYOR?
ABD’nin bölgeye müdahalesine karşı kamuoyunda bir muhalefet var. Geçtiğimiz Pazar günü yayınlanan bir CBS News/YouGov anketine göre, Amerikalıların %70’i ABD’nin Venezuela’da askeri harekat düzenlemesine karşı çıkarken, %30’u askeri harekattan yana. Katılımcıların %76’sı, Trump yönetiminin ABD’nin askeri harekat konusundaki tutumunu net bir şekilde açıklamadığını söylüyor.
Yorum bırakın