
ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) sunduğu yeni bir karar tasarısıyla, Gazze Şeridi’nde en az iki yıl süreyle görev yapacak bir Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) ve buna paralel olarak işlev görecek bir “Gazze Barış Kurulu” (Board of Peace – BoP) kurulmasını talep etti.
Taslak, “Kapsamlı Gazze Çatışmasını Sona Erdirme Planı” (Comprehensive Plan) ve “Trump Declaration for Enduring Peace and Prosperity” adlı girişim çerçevesinde, bölgenin yeniden yapılanmasını kurumsal bir vesayet altında yürütmeyi öngörüyor.
Belgede, ABD, Katar, Mısır ve Türkiye’nin ateşkesin tesisindeki “yapıcı rolleri” özellikle vurgulanıyor. Güvenlik Konseyine, Gazze’deki durumun “bölgesel barış ve güvenliği tehdit ettiği” tespitinden hareketle, Plan’ın tüm unsurlarının “iyi niyetle ve gecikmeksizin uygulanması” çağrısında bulunuyor.
Bu çerçevede kurulması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü (ISF), klasik barış gücü tanımını aşan bir yapı olarak, “uygulama ve denetim yetkisine sahip icra gücü” niteliği taşıyacak.
Uluslararası gücün görevleri arasında:
- İsrail ve Mısır sınırlarının güvenliğini sağlamak,
- insani yardım koridorlarını korumak,
- Sivillerin güvenliğini temin etmek,
- Gazze’nin askerden arındırılması sürecini yürütmek,
- yeni eğitilmiş Filistin polis gücüyle ortak devriyeler oluşturmak
ve - gerektiğinde “uluslararası hukukla uyumlu biçimde tüm zorlayıcı önlemleri almak” yer alıyor.
Bu ifadeler, fiilen Hamas ve diğer silahlı grupların silahsızlandırılmasını hedefleyen bir uluslararası güvenlik vesayetinin çerçevesini oluşturuyor.
***
Tasarının merkezinde, uluslararası tüzel kişiliğe sahip geçici bir idari mekanizma olan Barış Kurulu (BoP-Board of Peace) bulunuyor. Bu kurul, Gazze’nin yeniden yapılanma sürecini yönetmek, finansmanı koordine etmek ve geçici sivil idareyi denetlemekle yetkilendiriliyor. ABD Başkanı Donald Trump, söz konusu kurulun başkanlığını üstleneceğini açıklamıştı.
BoP’un görevleri arasında, “teknokratlardan oluşan, apolitik bir Filistinli komite”nin denetimi de bulunuyor. Bu komite, Gazze’nin günlük idari işleyişini yürütecek ve Filistin Yönetimi’nin gerekli reformları tamamlamasının ardından yetkilerini devralacak. Kurul, aynı zamanda Dünya Bankası ve diğer uluslararası finans kuruluşlarıyla koordinasyon içinde çalışarak, yeniden yapılanma için özel bir “Gaza Reconstruction Trust Fund”, “Gazze Yeniden Yapılanma Güven Fonu” (GRTF) oluşturacak.
Uluslararası Katılım ve Operasyonel Çerçeve
Taslak kararda, Endonezya, Azerbaycan, Mısır ve Türkiye gibi ülkelerin Uluslararası güce asker katkısında bulunabileceği belirtiliyor. Gücün “BoP-Barış Kurulu tarafından kabul edilebilir birleşik bir komuta altında” görev yapması öngörülüyor. Operasyonlar, Mısır ve İsrail’le “yakın istişare ve işbirliği” içinde yürütülecek.
Uluslararası güç ve Barış kurulu’nun faaliyetleri, gönüllü bağışlar ve uluslararası fonlarla finanse edilecek. Ayrıca, Güvenlik Konseyi kararında, üye devletler ve uluslararası kuruluşlar, Barış kurulu’nun kurumsal varlıklarını ve Uluslararası gücün belgelerini “hukuken tanımaya ve bunlarla çalışmaya” davet ediliyor.
Belgeye göre Uluslararası güç, Barış Kurulu’nun stratejik rehberliğinde faaliyet gösterecek ve:
- Gazze’de ateşkesin uygulanmasını izleyecek,
- sınır bölgelerinde güvenliği tesis edecek,
- silahlı yapıların kalıcı olarak tasfiyesini sağlayacak,
- insani yardımların yönlendirilmesini koordine edecek.
Washington’un bu hamlesi, Gazze’nin geleceğini yalnızca Filistin-İsrail meselesi çerçevesinde değil, bölgesel bir güvenlik mimarisi içinde yeniden tanımlamayı hedefliyor. Taslak, Mısır ve Türkiye gibi bölgesel güçleri sürece dâhil ederek meşruiyet tabanı oluşturmayı amaçlasa da, planın vesayetçi niteliği dikkat çekiyor.
BoP’un geniş yetkileri, Gazze’nin iç yönetimi üzerinde fiilî bir uluslararası denetim mekanizması kurulacağı anlamına geliyor. Bu durum, uluslararası hukukta Kosova (1999) veya Doğu Timor (1999–2002) örneklerine benzer bir geçiş idaresini çağrıştırıyor. Ancak Gazze’nin siyasi dokusu, güçlü silahlı grupların varlığı ve Filistin toplumunun dış müdahalelere yönelik duyarlılığı, bu modelin sahadaki uygulanabilirliğini belirsiz kılıyor.
BM taslağına göre, BoP ve ISF’in yetkisi 31 Aralık 2027’ye kadar sürecek ve gerekirse yeniden uzatılabilecek. Bu süreç, Filistin Yönetimi’nin reformlarının tamamlanması ve uluslararası toplumun onayına kadar geçici bir idari vesayet dönemi anlamına geliyor.
Ancak bu yeni düzenin barış mı yoksa “kontrollü istikrar” mı üreteceği sorusu açık.
Yorum bırakın