Dünyanın gündemi

KÜRESEL EKONOMİNİN İKİ SÜPER GÜCÜ YÜZ YÜZE GELİYOR – TRUMP-Xİ ZİRVESİ: MASADA NELER VAR?

Ekonomik Rekabetten Diplomatik Satranç Masasına

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Perşembe günü Güney Kore’de düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi kapsamında ilk yüz yüze görüşmelerini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Küresel ekonominin iki süper gücü arasındaki bu buluşma, yalnızca ticari anlaşmazlıkların değil, uluslararası sistemin yönünü belirleyecek diplomatik dengelerin de test edileceği bir an olacak.

Ticaret Savaşının Yeni Perdesi

Trump ve Xi, 2019’daki Osaka G20 Zirvesi’nden bu yana ilk kez bir araya geliyor. Görüşmenin zemini, geçtiğimiz hafta Malezya’da yapılan son dakika müzakereleriyle hazırlandı. Bu temaslarda, tarafların yeni bir ticaret çerçevesi anlaşması üzerinde ilerleme kaydettiği bildirildi. Amaç, 10 Kasım’a kadar geçici bir ateşkes sağlamak; aksi halde Trump’ın 1 Kasım itibarıyla devreye sokmayı planladığı %100 ek gümrük tarifeleri, iki ekonomi arasındaki tansiyonu yeniden tırmandırabilir.

Gerilimlerin kaynağı, Washington’un son dönemde genişlettiği teknoloji ihracat yasakları ve Pekin’in buna karşılık getirdiği nadir toprak elementleri ihracat kontrolleri. Bu karşılıklı adımlar, tedarik zincirlerinde sarsıntı yaratırken, küresel piyasalarda da belirsizliği artırdı.

Baskı, Koz ve Karşılıklı Bağımlılık

Trump yönetimi, Çin’e karşı ekonomik baskıyı çok katmanlı biçimde sürdürüyor. İlk etapta fentanil ticareti üzerinden başlayan yaptırımlar, kısa sürede tarım, enerji ve teknoloji gibi alanlara yayıldı.

  • Fentanil: Trump, Şubat ayında Çin mallarına ek %20’lik “fentanil tarifesi” uygulamış, gerekçe olarak Pekin’in ABD’ye yasa dışı uyuşturucu akışını engelleyememesini göstermişti. Bir anlaşma sağlanırsa bu tarifelerin hafifletilmesi bekleniyor.
  • Nadir Toprak Elementleri: Çin, küresel işlenmiş nadir toprak arzının %90’ını kontrol ediyor. Bu alanın ihracatını kısıtlaması, ABD’nin savunma ve teknoloji üretimini doğrudan etkiledi. Washington, bu kontrollerin gevşetilmesini talep ediyor.
  • Soya Fasulyesi: Çin, uzun yıllar ABD’nin en büyük soya fasulyesi alıcısıydı; ancak Mayıs ayından bu yana ithalatı tamamen durdurdu. Bu durum, Trump’ın iç politikada önemli bir tabanı olan Amerikan çiftçileri rahatsız etti.
  • Rusya: Trump, Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek için Xi’den “arabulucu” rolü üstlenmesini bekliyor. Aynı zamanda Rus petrolü satın alan ülkeleri – Çin dâhil – ek tarifelerle tehdit ediyor.

Tüm bunlar, Washington’un “baskı yoluyla müzakere” stratejisinin parçaları. Trump, bu zirveyi kendi seçmenine “sert ve kararlı lider” imajını pekiştirmek için de bir fırsat olarak görüyor.

Çin’in Stratejisi: Baskıya Direnç, Eşitlik Talebi

Pekin cephesinde ise tablo farklı. Xi Jinping, görüşmeye “baskı altında boyun eğmeyen” bir Çin imajıyla giriyor. Çinli uzmanlara göre Pekin, Trump’ın ikinci dönemini öngörerek hazırlıklarını uzun süredir yapıyor.

  • ABD Teknoloji Kısıtlamaları: Yapay zekâ çipleri ve ileri teknoloji ürünlerinin Çin’e ihracatına getirilen yasaklar, Pekin açısından birincil önemde. Xi, bu kısıtlamaların gevşetilmesini isteyecek.
  • Tayvan: Pekin, ABD’nin “Tayvan bağımsızlığını desteklememe” politikasını “Tayvan bağımsızlığına karşı çıkma” yönünde değiştirmesini umuyor. Bu, Çin açısından diplomatik bir zafer olurdu.
  • Yatırım ve Finans: Çin, ABD’nin Çinli şirketlere yönelik yatırım kısıtlamalarının kaldırılmasını talep ediyor.
  • Liman Ücretleri: ABD’nin Çin yapımı gemilere liman vergisi getirmesine karşılık, Pekin de Amerikan gemilerine benzer bir uygulama başlattı.
  • TikTok: Trump ve Xi, TikTok’un ABD yasaları gereği Amerikan alıcılara devri konusunda ilerleme kaydetti. Nihai anlaşmanın bu hafta açıklanması bekleniyor.
  • Jimmy Lai Meselesi: Trump, Hong Konglu medya patronu Jimmy Lai’nin serbest bırakılması konusunu da gündeme getireceğini açıkladı.

Pekin açısından bu başlıklar yalnızca ekonomik çıkarlarla değil, ulusal egemenlik ve itibarı koruma meselesiyle de yakından ilişkili.

Zirvenin diplomatik boyutunda en dikkat çekici unsur, Çin’in ısrarla vurguladığı “eşitlik” söylemi. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ABD’li mevkidaşıyla yaptığı görüşmede, “Xi ve Trump uzun bir geçmişe sahip, birbirine saygı duyan iki dünya lideridir. Eşitlik, karşılıklı saygı ve karşılıklı fayda, ilişkilerin ilerlemesinin temelidir,” ifadesini kullandı.

Bu vurgu, Pekin’in ABD ile ilişkilerini artık “üst-alt” hiyerarşisinde değil, karşılıklı tanınan güç dengesi temelinde sürdürmek istediğini gösteriyor.

Ancak Washington’da tablo farklı okunuyor. ABD hâlâ Çin’i stratejik bir rakip olarak görüyor; ve ABD’nin özellikle Asya-Pasifik’teki askeri varlığını artırması, Çin tarafından “kuşatma siyaseti” olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin seyri, büyük ölçüde iki liderin kişisel kimyalarına bağlı olacak. Trump’ın Japonya’da yeni Başbakan Sanae Takaishi ile kurduğu sıcak temas, zirve öncesi olumlu bir sinyal olarak değerlendirilse de, Xi–Trump görüşmesinde tek bir yanlış ifade bile kırılgan dengeyi bozabilir.

Yeni Dönemin İlk Hamlesi

Xi Jinping açısından bu görüşme, bir ticaret müzakeresinden çok daha fazlası. Pekin, artık “ABD’nin gölgesinde yükselen ekonomi” değil, kendi stratejik kozlarına sahip bağımsız bir kutup olarak masada.

Trump ise bu buluşmayı hem iç politikada ekonomik başarı mesajı vermek hem de küresel ticaret düzeninde ABD’nin “oyun kurucu” rolünü yeniden tesis etmek için kullanmak istiyor.

Ne olursa olsun, Güney Kore’deki Xi–Trump zirvesi, sonuçtan bağımsız olarak, Çin için bu görüşmenin kendisi bile bir kazanım: çünkü Pekin artık uluslararası sahnede eşitler arasında yer alıyor.


DIŞGÜNDEM sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın