Dünyanın gündemi

TRUMP VE PUTİN’İN UKRAYNA SATRANCI

Washington–Moskova Arasında bir türlü anlaşılamayan Ukrayna meselesi

Trump ikinci kez ABD başkanı seçilmeden önce “24 saatte bitirim”, “bir telefonuma bakar” gibi laflarla ukrayna-Rusya savaşını bitirmeye yönelik sözleri hafızalardaki yerini korurken,, çözüme dair bir fırsat daha rafa kaldırıldı.

Son bir haftada ABD ile Rusya arasında Ukrayna savaşına ilişkin diplomasi trafiği yeniden hızlandı; ancak bu girişimler, Budapeşte’de yapılması planlanan Trump–Putin görüşmesinin şimdilik askıya alınmasıyla sonuçlandı. Bu gelişme, hem iki ülke arasındaki barış vizyonlarının ne kadar uzak olduğunu gösterdi.

Donald Trump, “boşa harcanmış bir görüşme istemediğini” söyleyerek Budapeşte’deki zirveyi askıya aldı. Beyaz Saray kaynaklarına göre, Moskova’nın mevcut cephe hattında çatışmayı durdurmayı reddetmesi Washington’da sabır taşıran bir unsur oldu. Trump yönetimi, Ukrayna ve Avrupa’nın desteklediği şekilde, çatışmanın mevcut cephe hattı boyunca dondurulmasını öngören bir “ateşkes formülü” üzerinde ısrar ediyor. Bu plan, Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerinde fiilî sınırın geçici olarak tanınmasını içeriyor.

Kremlin ise bu öneriyi, “kalıcı barışa değil, sadece geçici bir nefes alma dönemine” yol açacak bir yaklaşım olarak nitelendirdi. Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “çatışmanın kökenindeki nedenler çözülmeden” bir ateşkesin anlamlı olmayacağını söyledi. Lavrov’un bu ifadeleri, Rusya’nın “uzun vadeli ve sürdürülebilir bir barış”tan, aslında Ukrayna’nın doğusundaki Rus kontrolündeki bölgelerin tanınması ve Kiev’in askerden arındırılması gibi taleplerini kastettiğini gösteriyor.

Budapeşte görüşmesinin iptali, Trump’ın iki hafta içinde Putin’le yüz yüze görüşeceğini duyurmasının hemen ardından geldi. Hatta iki lider arasında telefon görüşmeleri yapılmış, ön hazırlık toplantısı için ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov arasında görüşmeler planlanmıştı.

Avrupalı bir diplomat, “Ruslar çok fazla şey istedi ve Amerikalılar, Budapeşte’de bir anlaşma çıkmayacağını anladı,” diyerek sürecin neden çöktüğünü özetledi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ise Trump’la Beyaz Saray’daki görüşmesinde cephe hattı tartışmalarını “diplomasinin başlangıcı” olarak nitelendirdi, ancak Rusya’nın her türlü diplomatik süreci geciktirmeye çalıştığını vurguladı. Zelenski’ye göre, Moskova’yı masaya oturmaya zorlayan tek şey, ABD’nin Ukrayna’ya uzun menzilli Tomahawk füzeleri göndermeyi tartışmasıydı.

Bazı kaynaklar, Trump’ın Zelenski’den Donbas’taki toprakların bir kısmından vazgeçmesini istediğini, bunun karşılığında Rusya ile kalıcı bir ateşkes sağlamayı önerdiğini iddia etti. Ancak Zelenski, bu bölgeleri “asla bırakmayacaklarını” söyleyerek bu iddiaları reddetti.

***

Trump yönetimi, Ukrayna krizine “Amerikan çıkarlarını koruyarak hızlı bir çözüm” bulmak istiyor. Analizlerine göre, Moskova’nın mevcut şartlarda geri adım atma niyeti yok. Kremlin’in hedefi, Batı’nın Ukrayna’ya desteğini zamanla aşındırmak ve sahadaki kazanımlarını “fiilî sınır” olarak kalıcılaştırmak.

Trump’ın “Let it be cut the way it is” — “Olduğu gibi kalsın” — ifadesi, ABD’nin savaşı dondurmak istediğini açıkça gösteriyor. Buna karşın Rusya, Donbas ve Kırım üzerindeki egemenliğini tartışmaya kapalı tutarken, Batı’nın Ukrayna’ya silah desteğini durdurmasını ve ülkenin NATO üyeliği ihtimalinin tamamen ortadan kaldırılmasını istiyor.

Donmuş Cephe, Isınan Diplomasi

Budapeşte’de yapılması planlanan zirvenin iptali, aslında tarafların barışa yaklaşmasının ne denli zor olduğunu ortaya koydu. Taraflar hâlâ farklı “barış” tanımlarına sahip: Washington için barış, savaşın durması anlamına gelirken; Moskova için barış, hedeflerine ulaşılması demek.

Özetle, son bir haftada yaşanan diplomatik hareketlilik, savaşın durmasından ziyade, tarafların pozisyonlarını sertleştirdi. Trump yönetimi, Ukrayna’daki savaşı “kontrollü biçimde dondurma” stratejisine yönelirken; Putin yönetimi, bu dondurmanın kendi egemenlik taleplerini zayıflatacağı düşüncesiyle geri adım atmıyor.


Rusya’nın Barış İçin Temel Talepleri

Moskova’nın Ukrayna’daki barış süreci için ileri sürdüğü başlıca talepler şunlar:

  1. Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerinde Rus egemenliğinin tanınması.
  2. Ukrayna’nın NATO’ya katılma sürecinin kalıcı biçimde sonlandırılması.
  3. Ukrayna’nın askerden arındırılması ve Batı silah sistemlerinden arındırılmış tampon bir statü kazanması.
  4. Rusya’ya yönelik yaptırımların kaldırılması.
  5. Kırım üzerindeki Rus egemenliğinin uluslararası alanda kabul edilmesi.


DIŞGÜNDEM sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın