Dünyanın gündemi

SURİYE’DE NELER OLUYOR? HALEP’TE NEDEN ÇATIŞMA ÇIKTI?

Suriye’nin Halep kentinde, merkezi hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında son günlerde tırmanan gerilim, çatışmalara dönüşmüş ve kısa süreli şiddet olaylarının ardından taraflar arasında ateşkes ilan edilmiştir. Çatışmalar, ağırlıklı olarak Kürt nüfusun yoğun olduğu Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanmış, en az bir güvenlik görevlisi ve bir sivilin hayatını kaybetmesine yol açmıştır. Bu olaylar, Suriye’deki geçici yönetim ile SDG arasındaki uzun süredir devam eden siyasi anlaşmazlıkların bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.

Çatışmaların Başlangıcı ve Seyri

Gerilim, Halep’in kuzey kesimlerinde bulunan Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde 6 Ekim’de patlak verdi. Suriye resmi haber ajansı SANA’nın raporuna göre, SDG güçleri tarafından açılan ateş sonucu bir iç güvenlik gücü üyesi ve bir sivil yaşamını yitirdi. SDG ise hükümet güçlerini mahallelere tanklarla girmek ve kontrol noktalarını hedef almakla suçladı, ancak bu iddiaları reddetti.

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), çatışmalarda patlayıcı yüklü insansız hava araçlarının (İHA) kullanıldığını bildirdi. Gözlemevi, mahallelerde iletişimin kesildiğini ve Suriye ordusunun takviye kuvvetlerle bölgeyi kuşattığını aktardı. SOHR ayrıca, daha önceki günlerde Halep eyaletindeki Deyr Hafir bölgesi ve Tişrin barajı çevresinde hükümet güçlerinin sızma girişimlerinde bulunduğunu, ancak SDG’nin bunları püskürttüğünü öne sürdü.

Bu çatışmalar, Suriye’de Beşar Esad’ın 8 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından oluşan geçici hükümet ile SDG arasındaki gerilimin bir parçası. Taraflar arasında 10 Mart’ta imzalanan ve SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonunu içeren mutabakatın uygulanmasında yaşanan anlaşmazlıklar, yaz aylarından beri çatışma haberlerini tetiklemişti. Geçici hükümet lideri Ahmed Şara, SDG’yi mutabakata uymamakla suçlarken, SDG eleştirileri reddederek hükümetin saldırılarını kınadı.

Ateşkes ve Diplomatik Gelişmeler

Suriye devlet televizyonu, 7 Ekim’de yaptığı açıklamada, Şam yönetimi ile SDG arasında Halep’teki çatışmaların ardından ateşkes anlaşmasına varıldığını duyurdu. Suriye Savunma Bakanlığı, ordunun kuzey ve kuzeydoğu bölgelerindeki hareketlerini “planlı bir yeniden intikal” olarak tanımladı ve yeni askeri operasyonların başlangıcı olmadığını vurguladı. Bakanlık ayrıca, 10 Mart Anlaşması’na bağlı kaldıklarını ifade etti.

Ateşkesin ilan edildiği dönemde, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, SDG lideri Mazlum Abdi ile Suriye’nin kuzeydoğusunda bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmeye ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Brad Cooper da katıldı. Barrack, sosyal medya paylaşımında, bu buluşmanın “tüm Suriyelilerin birleşerek barış ve refah için işbirliği yapmasına” katkı sağlayacağını belirtti. ABD, daha önce de Şam ve SDG arasındaki görüşmelere arabuluculuk yapmıştı, ancak taraflar arasında ciddi görüş ayrılıkları devam ediyor.

Daha Geniş Bağlam: Seçimler ve Bölgesel Gerilim

Halep’teki olaylar, Suriye’de 5 Ekim’de gerçekleştirilen Halk Meclisi seçimlerinin gölgesinde yaşandı. Seçimler, SDG’nin kontrolündeki Rakka ve Haseke eyaletlerini kapsamadı; hükümet bunu “güvenlik ve istikrar sorunları” ile gerekçelendirdi. SDG ise seçimleri “kapsayıcı ve demokratik olmamakla” eleştirdi. Mecliste bu eyaletler için ayrılan sandalyelerin nasıl doldurulacağı belirsizliğini koruyor.

Türkiye, gerilimi yakından takip ediyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ağustos ayında Şam ziyaretinde SDG’yi “İsrail’in Suriye’deki maşası” olarak nitelendirmişti. Milli Savunma Bakanlığı kaynakları da SDG’nin entegrasyon sürecini dikkatle izlediklerini açıkladı. Türkiye, SDG’yi terör örgütü olarak görüyor ve silah bırakmasını talep ediyor.

Sonuç ve Gelecek Beklentiler

Halep’teki ateşkes, kısa vadede şiddeti durdurmuş olsa da, temel anlaşmazlıklar çözülmüş değil. SDG’nin denetimindeki bölgelerde devam eden özerklik talepleri, Şam’ın entegrasyon ısrarı ve uluslararası aktörlerin (ABD, Türkiye, Fransa) müdahalesi, bölgedeki istikrarsızlığı sürdürebilir. Gözlemciler, Paris’te planlanan ancak iptal edilen konferans gibi diplomatik girişimlerin yeniden canlandırılmasının kritik önem taşıdığını belirtiyor.

Bu gelişmeler, Suriye’nin iç barış sürecini etkileyecek nitelikte. Daha fazla bilgi için resmi kaynaklar ve uluslararası gözlem örgütlerinin raporları takip edilebilir.


DIŞGÜNDEM sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın