Dünyanın gündemi

2 YILDIR SÜREN KATLİAM

GAZZE’DE SINIFTA KALAN İNSANLIK VE DEĞİŞEN ORTADOĞU

2023’te Hamas’ın 7 Ekim’de başlattığı “Aksa Tufanı” harekâtı, yalnızca İsrail-Gazze çatışmasında bir dönüm noktası olmadı; Orta Doğu’nun jeopolitik dengelerini kökten sarsan bir kırılma anıydı. Gazze’de insanlık krizi derinleşti, İsrail siyasetinde ve toplumunda çatlaklar oluştu, bölgesel aktörlerin rolleri yeniden tanımlandı.

Gazze’de hala devam eden saldırılar askeri hedefleri değil Netanyahu’nun iç siyasetteki hesaplarını yansıtıyor.

📍 Gazze: Sistematik Yıkımın Anatomisi 67.000 Ölü, 1,9 Milyon Yerinden Edilen

İki yıl içinde 67 binden fazla Filistinli İsrail saldırılarında yaşamını yitirdi.

Yaklaşık 1,9 milyon kişi –Gazze nüfusunun %90’ı– evini terk etmek zorunda kaldı hem de defalarca.

BM verileri, “bu ölçekte bir yerinden edilmenin modern çağda eşi olmadığını” söylüyor.

Altyapı Çöktü

Gazze’deki hastaneler, okullar, su şebekeleri ve enerji hatları neredeyse tamamen tahrip oldu.

Saha raporlarına göre, Gazze Şehri’ndeki binaların %78’i, ticari yapıların %88’i hasar gördü.

Şehir, modern tarihin en büyük kentsel yıkımlarından birine sahne oluyor.

🚧 Abluka, Açlık ve Yardım Krizi

İsrail’in uyguladığı tam abluka, bölgeyi enerji, su ve gıda açısından felç etti.

BM uzmanları, bu durumu “sivilleri hedef alan sistematik aç bırakma politikası” olarak nitelendiriyor.

Deniz yoluyla yapılan yardım filoları durduruldu; kara geçişleri de çoğu zaman İsrail’in engellemesine takıldı.

Sonuç olarak Gazze halkı uluslararası yardımlara erişemiyor, insani kriz her geçen gün derinleşiyor.

🔥 Savaşın Seyri: Ateşkesler, Kırılmalar, Yeni Cepheler

İsrail gazetesi Haaretz’in kronolojisine göre savaş, iki yıldır sürekli bir şiddet döngüsü içinde ilerliyor.

Kısa süreli ateşkesler, rehine takasları ve kara operasyonları birbirini izledi; kalıcı barış sağlanamadı.

Reuters’ın son verileri, 2025 itibarıyla Gazze’nin büyük kısmının İsrail’in fiili kontrolü altında olduğunu gösteriyor.

Ancak yeniden inşa girişimleri neredeyse imkânsız; altyapı çökmüş, su kaynakları kirlenmiş, enerji sistemi çalışmıyor.

Gazze’nin yaninda Batı Şeria’daki yıkımlar

7 Ekim 2023 sonrası İsrail’in Batı Şeria’daki yıkımı, yerleşimci saldırıları, ev yıkımları, askeri operasyonlar ve toprak gasplarıyla yoğunlaşarak binlerce Filistinliyi yerinden etti ve yüzlercesini öldürdü; bu dönemde 2400’den fazla yerleşimci şiddeti olayı kaydedildi, yıkımlar rekor seviyeye ulaştı, en az 986 Filistinli hayatını kaybetti, israil’in yasadışı yerleşimleri hızla genişledi ve uluslararası raporlar bu eylemleri savaş suçu, etnik temizlik ile uluslararası hukuk ihlali olarak nitelendirdi.

🌍 Ortadoğu’da büyük değişim

İsrail Gazze’deki gözü dönmüşlüğü savaşı bölgesel cephelere taşıdı. İran destekli Hizbullah, Yemen’deki Husiler ve Suriye’deki Şii milisler aktifleşti.

Bu süreç, Ortadoğuyu yangın yerine döndürdü.

Hizbullah’ın Gazze’ye destek vermek icin kuzeyde açtığı cephe, israil’i uzunca bir süre yordu. İsrail saldırganlaığı lübnan’ın güneyinin işgaliyle devam etti.

Başkent Beyrut’un güneyindeki Dahiye mahallesi’nde (Hizbullah’ın kalesi) düzenlediği devasa bombardiman ve suikastler Hizbullah’ın tüm komuta kademesini ortadan kaldırırken bu saldırılardan birinde Hizbullah lideri Hasan Nasrallah öldürüldü. Halefi Haşim Seyfettin de takip eden günlerde ortadan kaldırîldı. Tüm bunlar Lübnan genelinde Hizbullah üyelerine yönelik çağrı cihazı ve telsiz saldırılarıyle başladı.

Hizbullah’a indirilen bu ağır darbelerin özellikle de Suriye’de sonuçları olacaktı.

İsrail lübnan’da katliamlarına devam ederken gözü dönmüş saldırılarına devam ediyordu.

Suriye’deki İran destekli milisler, rejim bölgeleri ve özellikle Şam yakınları gibi stratejik alanlar hedef alındı. İsrail, silah depolarını, lojistik yolları, hava savunma sistemlerini ve milis altyapılarını bombaladi. 

Hizbullah’ın ve İran’ın bulunduğu tüm noktalar vuruldu.

Suriye’de Beşar Esad rejimine hayatta kalma şansı taniyan İran ve Hizbullah bu saldırılar sonrası Suriye’deki tüm nufuzunu kaybetti. Ve bu rejim karşıtı muhaliflerin Şam’a yürüyerek Esad rejimini devirmesiyle sonuçlandı.

🌍 İsrail-İran gerilimi

“Days of Repentance” Operasyonu – 26 Ekim 2024

İsrail’in İran, Irak ve Suriye’deki 20’den fazla hedefe yaptığı hava saldırıları. Operasyonun başlıca hedefleri İran’ın füze üretim altyapısı ve hava savunma sistemleri olan bölgelerdi. 

1 Ekim 2024 İran’ın Büyük Füze Saldırısı

İran yaklaşık 200 balistik füze ile İsrail’e saldırdı. Bazı hava üsleri ve askeri tesisler hedef alındı, ayrıca sivil altyapı da zarar gördü. Toplam hasarın 150-200 milyon İsrail şekeli (yaklaşık 40-53 milyon USD) olduğu bildirildi. 

Haziran 2025: İsrail’in İran’a Geniş Ölçekte Saldırısı

İran’ın Natanz nükleer zenginleştirme tesisi vuruldu, bazı yapılar hasar gördü.  Tahran, Tabriz gibi şehirler, İran’ın askeri ve nükleer altyapısı hedef alınan diğer yerler arasında.  “Aktif savaş” döneminde İsrail, hava savunma sistemlerini, bazı askeri üsleri, enerji tesislerini ve yakıt depolarını hedef aldı. 

İran’dan İsrail’e Misilleme ve Füze Saldırıları

İran, İsrail’e yönelik füzeler ve roket saldırıları düzenledi; bazı saldırılar Tel Aviv, Holon, Ramat Gan gibi merkezleri hedef aldı. Berşeba’da büyük çaplı yıkım meydana geldi.

Diplomatik Kutuplaşma

Avrupa ve Latin Amerika’daki ülkeler İsrail’e karşı daha eleştirel bir tutum aldı.

Bir yandan da Filistin’in tanınması süreci hız kazandı: Norveç, İspanya, İrlanda, İngiltere, kanada, Fransa ve Yeni Zelanda gibi ülkeler Filistin’i resmen tanıdıklarını açıkladı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) ve Adalet Divanı (UAD) süreçleri, İsrail’in hukuki meşruiyetini tartışmalı hale getirdi. İsrail soykırım suçuyla yargılanan bir devlet haline geldi.

🧩 Netanyahu’nun İsrail’i: Aşırı Sağ Koalisyon ve “Her Şeyi Bombalayın”

7 Ekim sonrasında Netanyahu’nun kurduğu koalisyon, aşırı sağcı Itamar Ben Gvir ve Bezalel Smotrich gibi isimlerin etkisiyle sertleşti.

İsrail medyasında yer alan haberlere göre Netanyahu, saldırıların ardından “her şeyi bombalayın” emrini verdi.

Bu strateji, sivil kayıpların artmasına ve ülkenin uluslararası itibarının zedelenmesine yol açtı.

Uluslararası Hukuk ve Meşruiyet Krizi

Uluslararası Ceza mahkemesi ICC’nin Netanyahu hakkında yakalama kararı çıkarması, İsrail’in diplomatik yalnızlığını artırdı.

Tel Aviv kararı tanımıyor; ancak bu durum, ülkenin uluslararası ilişkilerinde ciddi kırılmalara yol açıyor.

🧭 Netanyahu koltuğunu korumak için katliama devam ediyor

Netanyahu, İsrail’in güvenlik politikasını sertleştirdi; toplumu kutuplaştırdı ve kurumları militarize etti.

Ancak içerideki baskılar, yaklaşan seçimler ve uluslararası hukuk süreçleri bu mirası sorgulatıyor.

Koltuğu Aşırı sağcı koalisyon üyelerinin bu ortaklığa devam etme isteğine bağlı. Netanyahu bunu devam ettirmek için dünya tarihinin en buyük katliamlarına devam ediyor. Çünkü eğer bu ortaklığı ve yônetimi kaybederse, devam eden yolsuzluk davaları sonuçlandığında hapse girme olasılığı var.

***

7 Ekim 2023, Ortadoğu için sadece bir saldırı değil, bir jeopolitik milattı.

Gazze, insanlık tarihinin kara lekesi haline gelirken, İsrail iç siyaseti ve bölge dengeleri tamamen yeniden şekillendi.

Netanyahu hâlâ iktidarda, ama hem içeride hem dışarıda baskı duvarı hızla yükseliyor.

Orta Doğu, kalıcı bir barışa mı, yoksa “süresiz muğlaklığa” mi sürüklenecek — bunu zaman gösterecek.

Kesin olan şu: 7 Ekim, Orta Doğu’nun artık eskisi gibi olmayacağının ilanıydı.


DIŞGÜNDEM sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın