Nepal’de Bir Haftalık Kaos: Z kuşağı Protestoları ve Siyasi Çöküş

Himalaya Dağları’nın eteklerinde yer alan bu küçük Güney Asya ülkesi, son bir haftada (5-12 Eylül 2025) tarihinin en şiddetli iç karışıklıklarından birini yaşadı.
Başkent Kathmandu başta olmak üzere ülke genelinde patlak veren protestolar, yolsuzluk, nepotizm ve ekonomik eşitsizliklere karşı genç neslin öfkesiyle başladı, ancak hükümetin sosyal medya yasağı gibi hatalı adımlarıyla hızla bir rejim krizine dönüştü. Bu olaylar, Nepal’in kırılgan demokrasisini bir kez daha sorgulatırken, komşu ülkeler Hindistan ve Çin’in dikkatini çekti; zira Nepal, bu iki dev arasındaki stratejik tampon bölgesi konumunda.
Bir Haftalık Olaylar

Nepal’deki kriz, 4 Eylül’de hükümetin 26 sosyal medya uygulamasını yasaklamasıyla tetiklendi. Bu karar, gençler arasında “nepo kids” (nepotizm çocukları) olarak adlandırılan elit kesimin lüks yaşamlarını sergilediği platformları hedef alıyordu, ancak tam tersi etki yarattı. Protestolar, 5 Eylül’den itibaren üniversite öğrencileri ve Z kuşağı önderliğinde yayıldı. Başlangıçta barışçıl olan eylemler, işsizlik, yolsuzluk ve hükümetin Çin’e yakınlaşma politikalarına karşı sloganlarla doluydu.
6-7 Eylül’de protestolar ülke geneline sıçradı. Kathmandu’da parlamento çevresinde toplanan kalabalıklar, polis müdahalesiyle karşılaştı. Hükümet, “yanlış bilgi yayılmasını önleme” gerekçesiyle internet kısıtlamalarını artırdı, ancak bu, Discord ve chat odaları gibi alternatif platformlarda örgütlenmeyi hızlandırdı. Protestocular, eski Başyargıç Sushila Karki gibi yolsuzluk karşıtı figürleri geçici lider olarak önermeye başladı. 2
8 Eylül, krizin dönüm noktasıydı. Kathmandu’da çatışmalar şiddetlenirken, polis canlı mermi kullandı; 19 kişi öldü, 347 kişi yaralandı. İçişleri Bakanı istifa etti, ancak bu yeterli olmadı. Protestocular, parlamento binasını ve lüks otelleri (örneğin, muhalif lider Sher Bahadur Deuba’ya bağlı Hilton) ateşe verdi. Bu sırada, hapishanelerden 13.000’den fazla mahkumun kaçırılması, kaosu derinleştirdi – bazı analistler bunu siyasi rakiplerin manipülasyonu olarak yorumladı.
9 Eylül’de Başbakan KP Sharma Oli istifa etti ve helikopterle başkentten kaçtı. Maliye Bakanı sokaklarda soyulup kovalandı, Dışişleri Bakanı evinde yakalandı. Ordu devreye girerek sokağa çıkma yasağı ilan etti; Kathmandu Uluslararası Havalimanı kapatıldı, uçuşlar Hindistan’a yönlendirildi. Ölü sayısı 25’e yükseldi.
10-11 Eylül’de ordu, protestocularla diyalog başlattı. Genç liderler, Karki’yi geçici başbakan olarak önerdi; ancak elit hedeflere yönelik saldırılar devam etti. Eski Miss Nepal Shrinkhala Khatiwada gibi “nepo kids” figürleri, sosyal medyada hedef tahtasına kondu ve binlerce takipçi kaybetti. Tayland Büyükelçiliği, vatandaşlarını iç mekanlarda kalmaya çağırdı; Hindistan’dan göçmenler ülkelerine döndü.
12 Eylül’e gelindiğinde, ölü sayısı 51’e çıktı. Hükümet, yabancı uyrukluların çıkışını kolaylaştırdı; örneğin, Hindistan’dan gelen hacılar Kathmandu’da mahsur kaldı. Curfew devam ederken, ordu protestocularla görüşmeleri sürdürüyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası medya, şiddeti kınadı.
Nedenler ve Diplomatik Yansımalar
Nepal’in krizi, derin kökleri olan yapısal sorunlardan kaynaklanıyor. 2008’de monarşinin sona ermesinden beri 14 hükümet değişti, hiçbirisi tam dönemini tamamlayamadı. Yolsuzluk endekslerinde düşük sıralarda yer alan ülke, genç nüfusunun (nüfusun %40’ı 25 yaş altı) işsizlik ve eşitsizlik şikayetleriyle karşı karşıya. Sosyal medya yasağı, hükümetin Çin modeli sansür girişimlerini çağrıştırdı – Oli’nin Pekin’e yakınlığı, Nepal’i “Belt and Road” projelerine entegre etmişti. Ancak bu, Hindistan’ı tedirgin etti; zira Nepal, Yeni Delhi’nin etki alanında.
Z Kuşağı’nın rolü dikkat çekici: Protestolar, “One Piece” animesinden ilham alan “Sombrero de Paja” bayraklarıyla sembolize edildi, özgürlük ve direniş temasını yansıtıyor. Ancak, orduyla işbirliği yapan gençler, siyasi manipülasyon riskiyle karşı karşıya. Bazı yorumcular, CIA veya dış aktörlerin müdahalesini öne sürüyor, ancak kanıtlar yetersiz; kriz daha çok iç dinamiklerden besleniyor.
Diplomatik açıdan, kriz Nepal’in komşularını etkiliyor. Hindistan, sınırdaki mülteci akınını ve Çin’in olası müdahalesini izliyor; zaten 200.000’den fazla Hintli Nepal’de çalışıyor. Çin, yatırımlarını korumak için sessiz diplomasi yürütüyor. ABD ve AB, insan hakları ihlallerini kınadı; BM, soruşturma çağrısı yaptı.

Yeniden Doğuş mu, Kaos mu?
Nepal’in bu krizi, genç neslin siyasi dönüşüm talebini gösteriyor. Eğer ordu ve protestocular anlaşır, Karki gibi bir figürle geçici hükümet kurulabilir ve yolsuzluk soruşturmaları başlayabilir. Ancak, devam eden şiddet ve hapishane kaçakları, anarşi riskini artırıyor. Uluslararası toplum, Nepal’e yardım eli uzatmalı; zira bu kriz, Güney Asya’nın istikrarını etkileyebilir. Nepal, demokrasisini kurtarmak için bir fırsata sahip – ama zaman daralıyor.
Yorum bırakın