Dünyanın gündemi

POLONYA’DA DRONE SALDIRISI

NATO’nun Doğu Kanadında kritik tırmanış

NATO’nun sivil savunma tatbikatini takip etmek üzere Bulgaristan’dayken Nato’nun doğu kanadının önemli ülkesi Polonya’da tehlikeli bir tırmanış meydana geldi. Olaydan iki gün önce tatbikat için NATO Genel Sekreter yardımcısı Radmila Shekerinska da Bulgaristandaydı. Ve kendisi mikrofon uzatma şansı bularak şu soruyu sormuştum:



– En kötü senaryoyu düşünmek istiyorum. Eğer Kiev ve Moskova arasında bir barış olmazsa NATO ne yapmayı planliyor? Özellikle de NATO’nun doğu kanadında gerilimin tırmanması beklentileriniz arasında mi?

CEVAP (SHEKERİNSKA):

Bence Lahey Zirvesi nereye gittiğimizin çok açık bir göstergesiydi. NATO bizi destekledi. Başkan Trump, barış müzakerelerini gerçekten zorlamaya, barış çabalarını gerçekten desteklemeye kararlı.

Ama o zamana kadar, hem siyasi hem de askeri destek açısından Ukrayna’yı desteklememiz gerekiyor. Ne yazık ki, son zamanlarda Ukrayna’da ve özellikle Kiev’de yaşananlar, Ukraynalı sivillere ve sivil altyapıya yönelik bu eşi benzeri görülmemiş, en güçlü saldırı, Rusya’nın barışla pek ilgilenmediğinin açık bir mesajı.

Ancak müttefikler, Ukrayna’nın güçlü bir konumdan müzakerelere başlaması için onu destekleyeceğimizi ve bunu yapmaya devam edeceğimizi söylediler. Wiesbaden’de komuta merkezimiz var ve bu, NATO’nun Ukrayna’yı desteklemesinin çok pratik bir yolu. Polonya’da J-Tech’imiz var, bu da bir başka destek aracı, ama aynı zamanda Rus saldırganlığı ve Rusya’nın Ukrayna’daki savaşından edinilen deneyimlerin paylaşılması anlamına geliyor.

Ayrıca, özellikle sonuncusu olan ve ABD stoklarından gelen ABD ekipmanlarını doğrudan Ukrayna’ya göndererek, Avrupa müttefiklerinden ve Kanada’dan gelen mali destekle Ukrayna’yı desteklemelerine yardımcı olan Pearl modeli gibi başka destek unsurlarımız da var. Ve bu, Ukraynalıları savaşta tutmak için hava savunması, mühimmat gibi temel unsurlara odaklandığımız, böylece güçlü bir konumdan müzakere edebilmelerini sağlayan çok hızlı ve çok verimli bir model.

Bunu yapmaya devam edeceğiz. Ukrayna’nın yanında kalacağız ve onları destekleyeceğiz, çünkü onların barış mücadelesi olarak gördüğümüz şey aslında Avrupa-Atlantik bölgesinden gelebilecek saldırganlığı caydırmanın bir yolu.

Elbette, bir de Gönüllüler Koalisyonu girişimi var; burada bazı müttefik ve ortaklar, Ukrayna’yı güçlü güvenlik garantileriyle desteklemeye istekli olduklarını belirttiler. Yani bu, Ukrayna’ya ikinci bir destek türüdür. Ve Rusya’ya galip gelemeyecekleri mesajını vermenin çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Aynı zamanda, Gönüllüler Koalisyonu’nun Ukrayna için bu güçlü güvenlik garantisini desteklemek üzere asker göndermesi, caydırıcılık ve savunma politikamız pahasına olmayacaktır. Aksine, savunmamıza daha fazla yatırım yaparak, daha fazla üreterek caydırıcılığımızı ve savunmamızı güçlendiriyoruz. Avrupa’daki üretim rakamları gerçekten dikkat çekici ve birlik olduğumuzda gerekli hız ve kararlılıkla tepki verdiğimizi gösteriyor.

* * *

Polonya’nın hava sahasını korumak için ateş açması, tek başına büyük bir savaşın başlangıcı anlamına gelmiyor. Ancak bu gelişme, NATO’nun pasif gözlemden aktif savunmaya geçtiği bir eşik niteliği taşıyor.

10 Eylül 2025’te Polonya hava sahasında yaşanan dron ihlali ve ardından alınan askeri önlemler, Rusya-Ukrayna savaşının üçüncü yılına yaklaşırken NATO’nun güvenlik mimarisinde yeni bir kırılma noktasına işaret ediyor. Bu gelişme yalnızca teknik bir savunma olayı değil; Soğuk Savaş’tan bu yana ittifakın kolektif caydırıcılığını sınayan en ciddi testlerden biri.

NATO’nun İlk Ateşi

Polonya, doğu sınırına yönelen ve Rusya kaynaklı olduğu değerlendirilen dronlardan bazılarını düşürdü. Bu, Ukrayna savaşının başladığı 2022’den bu yana ilk kez bir NATO ülkesinin kendi topraklarını savunmak için doğrudan ateş açması anlamına geliyor. Olay, teknik açıdan “hava sahası güvenliği” meselesi olsa da politik sonuçları çok daha büyük.

Düşürülen dronlardan birinin sivil bir yerleşim bölgesine düşmesi, savaşın coğrafi olarak Ukrayna dışına taşma riskini gözler önüne serdi. Başbakan Donald Tusk’ın NATO’nun Madde 4’ünü devreye sokarak acil danışma talep etmesi, meselenin sadece Polonya için değil tüm ittifak için stratejik öneme sahip olduğunu teyit ediyor.

Askeri Boyut: Ucuz Dronlarla Stratejik Baskı

İhlalde kullanılan “Gerbera” tipi dronlar, Rusya’nın giderek daha fazla başvurduğu düşük maliyetli silahların bir örneği. Kontrplak ve strafor gibi basit malzemelerden üretilen bu dronlar:

Radar izlerini minimuma indirerek tespit edilmeyi zorlaştırıyor, Sayıca çok olduklarında hava savunma sistemlerini doyurmayı amaçlıyor, Düşük maliyetleriyle Batı’nın milyarlarca dolarlık hava savunma füzelerini tüketmeye zorluyor.

Bu tablo, modern savaşta asimetrik silahların büyük güç dengelerini nasıl sarsabileceğini ortaya koyuyor. Polonya’nın müdahalesi, NATO’nun doğu kanadında hava savunma stratejilerini hızla yeniden gözden geçirmesi gerektiğini gösteriyor.

NATO’nun Kollektif Refleksi

Polonya’nın çağrısıyla NATO konseyi toplanacak. Burada kritik soru şu:

Bu ihlal, Madde 5 (ortak savunma) seviyesinde bir saldırı olarak mı değerlendirilecek, Yoksa sınırlı bir “provokasyon” çerçevesinde mi tutulacak?

Şu aşamada Batılı liderler, olayı kınamakla birlikte savaşı genişletmekten kaçınan bir söylem tercih ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın “Polonya ile dayanışma” mesajı, Washington’ın Polonya’yı yalnız bırakmayacağını gösterse de, NATO’nun doğrudan savaşa çekilmesi ihtimalinden kaçınma isteği hâkim.

Moskova ise sorumluluğu reddederek dronların Ukrayna’dan kaynaklandığını iddia ediyor. Kremlin, hem Ukrayna’ya hem de NATO’ya baskı kurarken doğrudan çatışmayı göze almak istemiyor.

Doğu Avrupa’da Yeni Gerilim Hattı

Polonya, tarihsel olarak Rusya’ya karşı NATO’nun en hassas sınır devletlerinden biri. Sovyet işgali hafızası hâlâ canlı olan ülke, Ukrayna savaşının başından beri Batı ittifakının en sert Rusya karşıtı aktörlerinden biri oldu.

Bugünkü olay, Polonya’yı sadece “ön cephe ülkesi” değil, aynı zamanda NATO’nun doğrudan test edildiği bir zemin haline getiriyor. Bu gelişmenin üç kritik sonucu olabilir:

Askeri Yığınak: NATO, Polonya ve Baltıklar’daki hava savunma kapasitesini artırabilir.

Siyasi Kenetlenme: İttifak, Ukrayna’ya desteğini artırırken, iç tartışmalar (örneğin Trump yönetiminin harcama baskısı) yeni bir ivme kazanabilir.

Rusya’nın Stratejisi: Moskova, NATO’nun tepkisini ölçmek için “düşük yoğunluklu” ihlalleri sürdürebilir. Bu, hibrit savaşın kara, hava, siber ve bilgi boyutlarının eş zamanlı kullanımına işaret ediyor.

Soğuk Savaş’tan Günümüze

Soğuk Savaş döneminde NATO ile Varşova Paktı arasında defalarca hava sahası ihlalleri yaşandı. Ancak bugünkü fark, ihlalin aktif savaş koşullarında gerçekleşmesi. Ukrayna’daki savaş, Avrupa güvenlik düzenini yeniden şekillendirirken, Polonya’daki bu olay ittifakın varlık sebebini – kolektif savunmayı – fiilen test ediyor.

Bu açıdan bakıldığında, 2025’in Eylül ayı ileride Avrupa güvenlik tarihinin kritik dönemeçlerinden biri olarak hatırlanabilir.

NATO’nun Eşiği Aşıldı mı?

Önümüzdeki haftalarda NATO’nun vereceği kolektif yanıt, yalnızca Doğu Avrupa’nın değil, küresel güvenlik mimarisinin geleceğini belirleyecek. Eğer bu olay sınırlı bir provokasyon olarak görülüp bastırılırsa savaş kontrollü bir seviyede kalabilir. Ancak aksi durumda, Avrupa’yı II. Dünya Savaşı’ndan bu yana görmediği ölçekte bir askeri krizin içine sürükleyebilir.


DIŞGÜNDEM sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın