
• Avrupa’da doğum oranları uzun süredir düşük; Eurostat ve The Guardian analizleri, göç olmadan AB nüfusunun 2100’e kadar %30’dan fazla azalabileceğini gösteriyor. Bu durum işgücü daralması, büyüme yavaşlaması ve artan yaşlı bakım maliyetleri anlamına geliyor.
• Siyaset sahnesinde sağ popülist / göç karşıtı partilerin yükselişi, sınırların kapatılmasını savunuyor; oysa demografik projeksiyonlar göçün nüfus ve işgücü dengesini korumada kritik olduğunu gösteriyor. Bu çelişki politik gerilim yaratıyor.
• Uzmanlar göçün tek başına çözüm olmadığını, fakat işgücüne katılan göçün, emeklilik yaşı artışının, istihdam oranlarının yükseltilmesinin ve vergi/emeklilik reformlarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor.
⸻
Avrupa’da aşırı sağın yükselişi ve göç karşıtı siyasetler güçlenirken, kıta aynı zamanda düşük doğum oranları nedeniyle nüfus sıkıntısıyla karşı karşıya. Avrupa Birliği istatistik Kurumu Eurostat projeksiyonlarına göre mevcut eğilimlerle AB nüfusu 2100’e kadar yaklaşık %6 azalabilir (447 milyon → ~419 milyon) — ancak göç tamamen durursa bu düşüş %30’un üzerinde (447 milyon – 295 milyon) olabilir. Bu fark göçün Avrupa için ne kadar belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.
İtalya, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde düşük doğurganlık ve yaşlanan nüfus, işgücünde ciddi düşüşlere yol açabilir. Örneğin Eurostat’ın “sıfır göç” senaryosunda Almanya’nın nüfusu 80 milyondan 50 milyona düşebileceğine yönelik senaryolar konuşuluyor — bu da uzun vadede büyüme, vergi geliri ve refah sistemleri üzerinde ciddi baskı yaratır.
Uzmanlar göç artışının tek başına mucize olmadığını; kabul edilecek göçmenlerin çalışma yaşamına entegre edilmesi, istihdam oranlarının yükseltilmesi, emeklilik reformları ve vergi düzenlemeleriyle birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.
Neden bu mesele önemli ve hangi politikalar konuşulmalı?
1) Ekonomi ve işgücü
• Düşük doğurganlık → küçülen çalışma çağındaki nüfus → uzun vadede daha az üretim, daha düşük büyüme. Emeklilik ödemeleri ve sağlık harcamaları artarken vergi geliri azalıyor; bu da refah devletleri için mali baskı demek.
2) Göç tartışmasının politik yönü
• Sağ popülist partiler (Fransa’daki RN, Almanya’daki AfD vb.) göçü kısıtlamaya çalışıyor. Ancak gönüllü göçü azaltmak, Eurostat’ın sıfır-göç senaryosu gibi uzun vadeli dramatik nüfus düşüşlerine yol açabilir. Bu nedenle politika yapıcıların göçü daha seçici ama sürdürülebilir şekilde yönetmesi gerekiyor.
3) Çözüm ne?
• Uzman görüşü: Göç + iş gücüne katılım + emeklilik yaşı + vergi/emeklilik reformu tek tek değil, birlikte uygulanmalı. Göç, kısa-orta vadede soluk aldırır; fakat entegrasyon ve istihdam politikaları başarısızsa etkisi sınırlı kalır.
⸻
Sonuç olarak;
Avrupa’nın nüfus problemi yalnızca “az doğum” meselesi değil; aynı zamanda işgücü, sosyal güvenlik, sağlık hizmetleri ve siyasi tercihlerin kesiştiği çok katmanlı bir risk alanı. Göç karşıtlığı kısa vadede siyasi kazanç sağlayabilir; ama uzun vadede ekonomik ve sosyal maliyetleri ağır olabilir. Politika yapıcıların çok bileşenli, akılcı ve insan odaklı çözümler geliştirmesi gerekiyor.  
Yorum bırakın