Dünyanın gündemi

ABD VE AB YAPTIRIMLARI 1970’TEN BERİ 38 MİLYON İNSANIN ÖLÜMÜNE NEDEN OLDU


“Barışçıl bir araç olmaktan çok uzak, bu yaptırımlar açlık ve yoksunluk üzerinden Batılı hâkimiyeti dayatmanın silahı haline geldi.”

Kaynak: Al Jazeera


• Yeni yayınlanan bir araştırmaya göre, 1970–2021 döneminde ABD ve AB tarafından uygulanan tek taraflı yaptırımların dünya çapında 38 milyon ölüme yol açtığı tahmin ediliyor .
• Örneğin, 1970’te Şili’de sosyalist Allende seçildikten sonra uygulanan yaptırımlar, dönemin ABD Başkanı Nixon’un “Şili ekonomisini acı çektirmek” niyetiyle desteklenen “görünmez abluka”ya dönüşmüş; finansal izolasyon ve toplumsal çalkantı, ABD destekli darbe ile Augusto Pinochet’in acımasız sağcı diktatörlüğünün yolunu açmıştı.
• 1990–2000’li yıllarda ortalama 30 ülke yılda Batı’dan tek taraflı yaptırımlara maruz kalırken, 2020’lerle birlikte bu sayı 60’ı aştı — bu oran, Küresel Güney ülkeleri arasında oldukça yüksek.
• Akademik araştırmalar, örneğin 1990’lar Irak yaptırımları sırasında yaygın yetersiz beslenme, su ve ilaç eksikliği gibi halk sağlığı krizlerine yol açtığını; daha yakın zamanda Venezuela’daki yaptırımların 2017–18 arasında sadece bir yılda 40.000 fazladan ölüme neden olduğunu göstermiştir.
• Lancet Global Health dergisinde yayımlanan derinlemesine bir araştırma, 1970–2021 aralığında global düzeyde yaptırımların neden olduğu fazladan ölüm sayısını, tahminle, 38 milyon olarak ortaya koydu. Bazı yıllarda bu sayı 1 milyonu aşmıştır. 2021’de yalnızca yaptırımlar 800.000’den fazla ölüme yol açmıştır .
• Araştırmaya göre yaptırımlar, savaşlardan kaynaklanan yıllık ortalama 100.000 ölümden kat kat fazlasına yol açmaktadır. Kurbanların yarısından fazlası çocuklar ve yaşlılar. .
• Yaptırımların temel araçları arasında ABD doları ve Euro gibi rezerv para birimlerinin kontrolü, SWIFT gibi uluslararası ödeme sistemleri ve kritik teknolojilere erişim tekeli bulunmaktadır. Bu araçlar üzerinden yaptırımların çok etkili olduğu vurgulanır .


Bu araştırma; yaptırımların savaşların ötesinde bir ölüm makinesi haline geldiği iddiasıyla; yaptırım uygulayıcıların dünya siyasetinde sürdürülebilir çok-kutupluluğa geçiş isteyen ülkelerin bağımsız adımlarını baskılamak için bu ekonometrik araçları kullandığı sonucuyla sonlanır .

  1. Ölüm Sayısının Ölçeği ve Anlamı

38 milyonluk can kaybı, yalnızca tek bir politik aracın —yaptırımın— küresel insan kaybındaki rolünü açıkça ortaya koymaktadır. Bu sayı, makro düzeyde sistemsel bir şiddetin, yani çatışmadan ziyade ekonomik ve yapısal baskı yoluyla elde edilen bir yıkımın ifadesi.

  1. Yaptırımlar ve Savaş Arasındaki Benzerlik

Yaptırımların yıllık ortalama 560.000 ölümle doğrudan, savaşlardan kaynaklanan can kayıplarını geride bıraktığına dair bulgular dikkat çekici. Bu perspektif, “yaptırımlar barışçıl bir alternatiftir” söylemine meydan okur.

  1. En çok kimler etkileniyor?

Çocuklar (0–5 yaş) ve yaşlılar yaptırımların en ağır biçimde etki ettiği kesimler. Bu veriler, yaptırımların kolektif cezalandırma niteliği taşıdığını, masum halkı hedef aldığını gösteriyor.

Sonuç

Bu çalışma, uluslararası yaptırımların insanlığa yönelik etkilerinin ne kadar derin ve travmatik olabileceğini rakamlarla ortaya koyuyor. Yaptırım uygulamaları, siyasi hedeflerle baz alınsa da, sonuçta insan yaşamı üzerinden ilerleyen ve özellikle savunmasız grupları hedef alan bir ölüm politikasına dönüşüyor.

Bu ağır tablo, siyasetin insani temelden uzaklaştığında nasıl trajik boyutlara ulaşabileceğini gözler önüne seriyor.

Kaynakça:
• Al Jazeera, “US and EU sanctions have killed 38 million since 1970” 
• The Lancet Global Health (Rodríguez et al.), 1970–2021 dönemi ekonomik yaptırımların yaş-vurgulu ölüm etkileri  
• Ek destekleyici analizler: Progressive International, Business-Standard, Financial Times


DIŞGÜNDEM sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın