Dünyanın gündemi

Avrupa’dan Ukrayna’da Tampon Bölge Önerisi


Tampon bölge önerisi Kiev ve Moskova’yı barışa götürür mü?

Rusya-Ukrayna 3 buçuk yılı geride bırakırken, Avrupa liderleri barışa ulaşmak için yeni yollar arıyor. Avrupalı diplomatlar tarafından ortaya atılan yeni fikir; Rusya ve Ukrayna cephe hatları arasında 40 kilometrelik bir tampon bölge.

Öneri, kıtanın bir ateşkesi veya kalıcı bir anlaşmayı sağlama konusundaki telaşını ortaya koyuyor. Ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski fikri reddetti.


Tampon Bölge Önerisi: Avrupa’nın Son Çare Çabası


Barış senaryoları geliştirmek için çabalayan Avrupalı yetkililer, Kiev ile Moskova arasında bir anlaşmanın temel taşı olarak askerden arındırılmış bir tampon bölge fikrine odaklanmış durumda. POLITICO’ya göre, öneri Ukrayna içinde 40 kilometrelik tampon bölgede iki tarafın güçlerini ayırmasını içeriyor. 28 Ağustos 2025’te Kiev’in merkezine düzenlenen ve en az 23 kişinin ölümüne, Avrupa Birliği ofislerinin zarar görmesine yol açan yıkıcı bir füze saldırısı, konunun çözümüne dair Avrupa’daki telaşı daha da artırdı.
Tampon bölgenin detayları henüz net değil. Diplomatlar, bölgenin tam derinliği konusunda anlaşmazlık içinde ve önerinin uygulanması muhtemelen Ukrayna’dan toprak tavizleri gerektirecek; bu, Kiev için kabul edilemez bir durum. Gerekli asker sayısı da bir başka engel: Tahminler 4 bin ila 60 bin barış gücü askeri arasında değişiyor; bu güçlerin büyük ölçüde Fransız ve İngiliz birliklerinden oluşması, Estonya gibi küçük müttefiklerin de katkıda bulunması bekleniyor. Bu personel, tampon bölgede devriye gezmenin yanı sıra Ukrayna birliklerini eğitmek gibi çift görev üstlenecek ve bu da yüksek riskli bir ortamda gerçekleşecek. Ancak NATO’nun halihazırda doğu kanadını savunmak için on binlerce kişilik askeri güç konuşlandırma fikri müttefikler içinde de tartışmayı alevlendiriyor. Polonya ve Almanya, Ukrayna’ya asker konuşlandırmayı reddederken bu, Rusya’nın başka yerlerdeki saldırganlığına karşı savunmayı zayıflatabilir.

40 kilometrelik tampon bölge fikrine tarihsel olarak bir çok örnek verilebilir. Fikri ortaya atan Avrupalı diplomatlar, Kuzey ve Güney Kore arasındaki Demilitarizasyon Bölgesi’ne (DMZ) kıyasla Soğuk Savaş sırasındaki Almanya’nın bölünmesini örnek gösteriyor.

İHAların çağında Tampon bölgeler etkili olur mu?


Ukrayna Cumhubaşkanı Zelenski, tampon bölge fikrini modern savaşın teknolojik gerçeklerine uygun olmayan ve gereksiz bir öneri olarak sert bir şekilde reddetti.

Zelenski, İnsansız Hava Araçları ile savaşın cephe hatlarında zaten fiili bir “ölü bölge” veya “gri bölge” yarattığını savundu. Her iki tarafın topçu mevzileri, İHA saldırılarından kaçınmak için 10 kilometreden fazla mesafelerde konuşlandırılmış durumda; bu da resmi bir tampon bölgeye gerek olmadığını gösteriyor. “Tampon bölge önerenler, bugünün savaşının teknolojik durumunu anlamıyor,” diyen Zelenski, insansız sistemlerin savaş alanındaki ülke sınırlarını ortadan kaldırdığını vurguladı.
Zelenski ayrıca tampon bölgenin oluşturulması için herhangi bir toprak tavizi ima eden anlaşmayı reddetti. Bu, Kiev’in tam toprak bütünlüğü konusundaki ısrarını yansıtıyor. Bu Ukrayna için kırmızı çizgi. Ukrayna lideri ayrıca Moskova’yı görüşmelere ilgi gösteriyormuş gibi yaparak gerçek ilerlemeyi engellemekle suçladı; bu görüş, son olaylarla destekleniyor. Rusya’nın Kiev’e 629 İHA ve füze ile düzenlediği büyük hava saldırısı—23 kişinin ölümüne yol açan—ABD öncülüğündeki barış girişimlerinin tökezlediği bir dönemde geldi ve Zelenski ile Putin arasında planlanan bir zirve ihtimaline darbe vurdu.
Avrupalıların saldırıya tepkisi sert oldu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Rusya’ya baskıyı artırma sözü verdi; Macron, Putin’in Pazartesi gününe kadar görüşmelere katılmayı kabul etmemesi halinde Trump’ı manipüle ettiğinin ortaya çıkacağı konusunda uyardı.


Tampon bölge tartışması, Batı ittifakındaki daha derin çatlakları ve inatçı bir düşmanla müzakere etmenin zorluklarını ortaya koyuyor. Avrupa’nın—Ukrayna için “NATO benzeri” güvenlik garantileri için lobi yaparak—proaktif duruşu, Trump’ın izolasyonizme yönelebileceği korkusundan kaynaklanıyor. POLITICO’ya konuşan bir Avrupalı yetkili, müttefiklerin “Trump fikrini değiştirmeden önce güvenlik garantileri konusunda mümkün olduğunca hızlı hareket etmeye çalıştığını” belirtti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova da, Batı önerilerini “tek taraflı” ve Rusya’nın güvenlik çıkarlarını göz ardı eden girişimler olarak niteliyor. Putin’in de önceleri yaptığı tampon bölge söylemi, belirsiz olsa da, doğu Ukrayna’daki kalıcı kazanımları barış kisvesi altında yasallaştırma hedefiyle uyumlu.

Zelenski’nin İHA teknolojisine vurgusu, söylemi statik sınırlardan dinamik caydırıcılığa kaydırıyor ve geleceğin güvenliğinin, yerdeki birliklerden ziyade gelişmiş yeteneklerde yattığını öne sürüyor. Bu görüş, Polonya gibi NATO’nun doğu kanadı devletlerinde alıcı buluyor. Bu ülkeler, Ukrayna’ya kaynak aktarmanın kendilerini Rus tehditlerine karşı savunmasız bırakacağından endişe ediyor.
ABD’nin Ukrayna’ya güvenlik garantileri konusundaki çekingenliği, Avrupa’nın yalnızlığını artırıyor. İstihbarat paylaşımı ötesinde sağlam bir Amerikan desteği olmadan, herhangi bir barış gücü inandırıcılıktan yoksun. POLITICO’nun kaynaklarına göre, bu bir “poker” ve Avrupalılar kartlarını açarken Pentagon’un netleşmesini bekliyor.


Sonuç olarak, tampon bölge hamlesi, bir çözüm taslağından ziyade ittifak birliğini test eden bir turnusol kağıdı işlevi görebilir. Avrupalı liderler, acelecilikle ihtiyatı dengelemeli ki acele önlemler çözmeye çalıştıkları çatışmayı uzatmasın.


DIŞGÜNDEM sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın