Dünya siyasetinin ekseni, son yıllarda hızla Doğu’ya kayarken, Asya kıtası ABD’nin hegemonik politikalarına karşı giderek daha cesur adımlar atıyor. 31 Ağustos-1 Eylül 2025 tarihlerinde Çin’in Tianjin kentinde düzenlenecek Şanghay İşbirliği Örgütü (SCO) Zirvesi, bu dönüşümün en somut göstergesi olarak öne çıkıyor. Reuters ve CNN analizlerine göre, zirve sadece bölgesel bir toplantı olmanın ötesinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Önce Amerika” doktrinine karşı Asya’dan gelen net bir mesaj taşıyor: Batı’nın yaptırımları ve ekonomik baskıları, Asya’nın kendi kaderini belirleme iradesini kıramayacak.
Adı Konulmamış Üçlü İttifakın Doğuşu
Şangay İşbirliği Zirvesi, 2001 yılında Avrasya’daki altı ülkenin güvenlik odaklı bir ittifakı olarak kurulmuştu. Bugün ise 10 kalıcı üye, 16 gözlemci ve diyalog ortağıyla, ekonomik ve askeri işbirliğinin merkezi haline gelmiş durumda. Tianjin Zirvesi, örgütün tarihindeki en büyük katılımı görecek: Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in ev sahipliğinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Pakistan, İran ve Orta Asya liderleri bir araya gelecek. Reuters’ın analizi, bu zirveyi “Pasifik’te adı konulmamış üçlü ittifak” olarak tanımlıyor – Çin, Hindistan ve Rusya arasındaki olası üçlü görüşmeler, bu tanımı somutlaştırıyor.
Zirvenin en çarpıcı unsuru, Modi’nin yedi yıl aradan sonra Çin’e yapacağı ilk resmi ziyaret. CNN’in vurguladığı üzere, 2020’de Himalayalar’daki Galwan Vadisi’nde yaşanan ölümcül çatışmalar (20 Hint ve 4 Çin askeri hayatını kaybetmişti), iki ülke ilişkilerini dondurmuştu. Ancak Trump’ın Ocak 2025’ten beri uyguladığı yaptırımlar –özellikle Hindistan’ın Rus petrolü alımı nedeniyle %50’lik tarifeler– bu buzları eritmeye zorluyor. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin Yeni Delhi ziyareti sonrası varılan 10 maddelik sınır uzlaşısı, askeri geri çekilmeler, ticaret anlaşmaları ve vize kolaylıklarını kapsıyor. Bu gelişmeler, Hindistan’ın “stratejik özerklik” politikasını yansıtıyor: ABD ile Quad ittifakı (ABD, Japonya, Avustralya, Hindistan) üzerinden Çin’e karşı denge kurarken, aynı zamanda Pekin’le ekonomik bağları güçlendiriyor.
Reuters’a göre, Şangay İşbirliği Zirvesi artık yaptırımlara karşı bir kalkan: Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası diplomatik izolasyonu burada kırılıyor. Ancak Şangay İşbirliği Örgütünün vizyonu belirsiz; güvenlik sorunlarını çözmekte yetersiz kalıyor, ama “Batı karşıtı” anlatıyı güçlendiriyor.
Trump’a Mesaj: “Amerika Liderliğindeki Düzenin Sonu” mu?
Asya-ABD gerilimi, Trump’ın ikinci döneminde zirveye çıkmış durumda. CNN analizi, Modi-Trump “bromansı”nın (örneğin Şubat 2025’te Beyaz Saray’daki el sıkışma) bozulduğunu vurguluyor: Trump’ın Hindistan’a uyguladığı tarifeler, Yeni Delhi’yi Pekin’e itiyor. Reuters China-Global South Project’ten Eric Olander’in yorumunu aktarıyor: Xi, zirveyi “Amerika liderliğindeki uluslararası düzenin sonunu” ilan etmek için kullanacak. BRICS gibi gruplar, Trump’ı rahatsız etmek üzere tasarlanmış; ABD’nin Çin, İran, Rusya ve Hindistan’a karşı politikaları beklenen sonuçları vermedi.
Bu mesajın arka planı, tarihi bir rekabet. CNN, Hindistan-Çin ilişkilerini post-kolonyal kardeşlikten (1950’ler) 1962 Savaşı’na, oradan 2020 çatışmalarına kadar inceliyor. Ekonomik bağlar güçlü: 2024’te ikili ticaret 118 milyar doları aştı, Hindistan Çin’den elektronik ve hammadde ithal ediyor. Ancak sınırda on binlerce asker konuşlu; Asia Society’den Farwa Aamer, “Amaç, çatışmaları önlemek için sınır istikrarı sağlamak” diyor. Brookings Enstitüsü’nden Tanvi Madan ise güvensizliği vurguluyor: “Rhetorik, sahada gerilimi düşürmeye dönüşmeli – ki daha önce başarısız oldu.” Diyor.
ABD için en kötü senaryo, Hindistan’ı kaybetmek. Beyaz Saray, teknoloji transferleri ve ortak askeri tatbikatlarla Yeni Delhi’yi Çin’e karşı konumlandırmıştı. Şimdi ŞİÖ, bu çabaları boşa çıkarıyor: Asya, kendi bloklarını kurarak ABD’nin “Indo-Pacific” stratejisini zayıflatıyor.
Asya-ABD Gerilimi Tırmanıyor
ŞİÖ Zirvesi, Asya’dan Trump’a “Yaptırımlarınız bizi birleştirdi” mesajı veriyor. Gerilim tırmanırken, olası sonuçlar şöyle: Çin-Hindistan yakınlaşması, ticaret savaşlarını hafifletebilir ama ABDnin bölgedeki ortklıklarını zayıflatır. Rusya’nın petrol satışları devam ederken, ABD’nin yaptırımları ters tepebilir
Sonuçta, Tianjin Zirvesi yeni bir dünya düzeninin habercisi. Asya, Trump’ın baskılarına boyun eğmeyerek kendi yolunu çiziyor. ABD’nin yanıtı –daha fazla yaptırım mı, yoksa diyalog mu?– önümüzdeki yılları belirleyecek. Bu gerilim, sadece Pasifik’le sınırlı kalmayacak; küresel güç dengelerini kökünden sarsacak.
Yorum bırakın