ABD Suriye ile ilgili söylemini neden değiştirdi?
Suriye’de 8 Aralık 2024 tarihinde Esad rejiminin devrilmesiyle savaş sona erdi. Ancak Suriye halen hem uluslararası ve bölgesel güçlerin çıkar mücadelesine sahne oluyor hem de içerde krizlerle mücadele ediyor..
Suriye şu anda, ABD,İsrail,Türkiye için mücadele sahası olmaya devam ediyor. Son olarak ABD’nin Tom Barrack ile Hem Türkiye hem de İsrail’i gözeterek dizayn etmeye çalıştığı Suriye’de önemli bir değişiklik meydana geldi.
Bu değişiklik söylem bazında olsa da Suriye’nin yakın geleceğine ışık tutuyor..
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye özel temsilcisi Tom Barrack 10 Temmuz 2025 tarihinde verdiği röportajda tam olarak şu ifadelerei kullandı.
“Bence Suriye hükümeti bu çıkarları uzlaştıracak bir yol bulma konusundaki esnekliğini çok iyi ve kararlı bir şekilde gösterdi. SDG’nin (PKK/YPG) bu durumu kabul etme, müzakere etme ve adım atma konusunda ağır davrandığını düşünüyorum. Onlara tavsiyem de bu süreci hızlandırmalarıdır. Tek bir yol var, o yol da Şam’dır. Mesaj budur.”
ABD’li Temsilci Barrack SDG’ye karşı daha açık iafedeler bile kullanmıştı.
“Sorun şu ki, tüm bu (Irak ve Suriye) ülkelerde federalizmin işlemediğini ve bir devlet içinde (başka) bağımsız bir devlet kurulamayacağını gördük”. Sözlerini sarfetmişti.
Ancak Tom Barrack son yaptığı açıklama ile bir politika değişikliğine işaret etti. 10 Temmuz’daki açıklamaları SDG’ye yönelikti, şon açıklamaları ise Şam yönetimine.
“Merkezi bir devlet yerine, herkesin kültürünü koruyabildiği bir yapı düşünülmeli” açıklaması, Şam’da dengeleri değiştirebilir.
Washington Post’un haberine göre, Suriye’de azınlıklara yönelik şiddetin tırmanması, yeni yönetimin en önemli uluslararası destekçilerinden biri olan ABD’nin pozisyonunda önemli bir değişikliğe yol açtı.
Daha önce Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın ülkeyi birleştirme çabalarına güçlü destek veren Trump yönetiminin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, Süveyda’daki kanlı olayların ardından Suriye’nin “yüksek derecede merkezi bir devlete alternatifler düşünmesi gerekebileceğini” kabul etti.
Geçen ay Dürzi çoğunluklu Süveyda şehrinde, devlete bağlı savaşçıların da sivillere yönelik vahşet eylemlerine karıştığı olaylarda 1.000’den fazla kişi hayatını kaybetti.
Bu olaylardan önce, Mart ayında, Alevi azınlığın kalesi olan sahil bölgesinde, hükümet güçleri ile silahlı grupların mezhep temelinde sivilleri hedef aldığı şiddet olaylarında en az 1.400 kişi yaşamını yitirmişti.
Bu şiddet sarmalı, yeni yönetime karşı Dürzi, Alevi ve Kürt topluluklarında derin bir güvensizlik ve yabancılaşma yarattı.
Gerekçe güvenlik: Süveyda, Rakka ve Haseke’de seçimler ertelendi
Ve Suriye’nin yakın geleceğine dair önemli gelişmelerden biri de Eylül ayında yapılacak seçimler olacak.
Ancak Şam hükümeti ile SDG arasında yaşanan gerilim esad rejimi sonrası yapılacak ilk seçimlere yansıdı.
Suriye Yüksek Seçim Komisyonu, güvenlik gerekçesiyle Süveyda, Rakka ve Haseke illerinde halk meclisi seçimlerinin ertelendiğini duyurdu. Yüksek Seçim Komisyonu Basın Sözcüsü Nevvar Necme, devlet televizyonu El-İhbariye’ye yaptığı açıklamada, bu üç ildeki güvenlik koşullarının seçimlerin adil ve şeffaf şekilde yürütülmesini zorlaştırdığını belirtti.
Şam’ın attığı bu adım Suriye’nin Kuzeydoğu’sunda fiili yönetimi elinde bulunduran YPG/PKK’nın yani SDG’nin tepkisine neden oldu. Şam yönetiminin Paris görüşmelerinden çekilmesi sonrası merkezi yönetim ile Kuzeydoğu Suriye yönetimleri arasında görüşmelerin kesilmesi ve sonrasında askıya alınması ile taraflar arasında yaşanan gerginlik daha da tırmandı. SDG yaptığı açıklama ile tepkisini gösterdi.
“5 milyondan fazla Suriyelinin inkârını meşrulaştırmak amacıyla bölgelerimizin ‘güvensiz’ olarak nitelendirilmesi doğru değildir. Aksine, Kuzey ve Doğu Suriye, ülkenin diğer bölgelerine kıyasla daha güvenlidir”
Silahlı Dürzi gruplar, tek çatı altında birleşti
Ve bir diğer önemli gelişme de Güney’deki Süveyde şehrinde yaşandı. Suriye’nin güneyindeki Süveyda ilinde, Dürzi toplumunun ruhani lideri Hikmet el-Hecri liderliğinde birçok yerel silahlı grup bir araya gelerek “Ulusal Muhafızlar” adı altında yeni yapılanma kurduklarını duyurdu.
Sonuç olarak; ABD-İsrail-Türkiye’nin nüfuz mücadelesi içinde Şam-SDG-Süveyda üçgenindeki krizler Suriye’nin yakın geleceğinde istikrara kavuşması için çözmesi gereken en önemli krizler şu anda. Ve yine bu iç dinamiklere dair krizler Suriye’nin ulusal bir birlik kurma yolunda gidecek çok daha uzun bir yolunun olduğunun en büyük göstergesi.
14 yıllık toplum içi düşmanlıkların son derece güçlü olduğu bir savaş 8 aralık’ta dünyada kimsenin tahmin demeyeceği hızla son bulmuş ve aynı düşmanlıkvlara sahip Suriye toplumunun bir anda bu düşmanlıkları unutması dışarıdan dizayn baskısı kurularak isteniyor. Ama bunun dış dizaynlar ile hemen olmayacağı da yavaş yavaş ve yaşayarak öğreniliyor.
Yorum bırakın